Uzlaşmak Mı Zorlama Stratejileri Mi ?

Elestirmek, ses tonunu yükseltmek, suçlamak, taleplerde bulunmak tehdit etmek, cezalandirmak ve suçluluk duygusuyla manipülasyon, esinizin istediginiz bir seyi yapmasi için onu zorlama girisimleridir. Bu zorlama stratejilerinde aslinda kötü niyet yoktur. Belki siz istediginiz sonucu elde edersiniz ama, bedeli çok agir olabilir. Bu stratejiler, karsilikli saygiya dayanan bir is birligi yerine, esiniz kontrolünüz altinda tutmanizi saglar.

TÜRKİYE’DE CİNSEL SORUNLAR SIK MIDIR?

Dünyanın farklı bölgeleri ülkeleri ve kültürlerinde yapılan araştırmalar cinsel sorunların genel olarak sık rastlandığını ortaya koymaktadır. Yapılan çok sayıda çalışmanın değerlendirilmesinde yaklaşık olarak her üç kişiden birinin cinsel yaşamının herhangi bir döneminde en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığını ortaya koymaktadır. Çeşitli toplum ve kültürlerde yapılan çalışmalar, cinsel işlev bozukluklarının rastlanma sıklığı konusunda birbirine benzer

TOPLUM, YAŞLI CİNSELLİĞİNE NASIL BAKIYOR?

Yaşlıların cinselliği ile ilgili toplumda başlıca dört farklı tutum söz konusu: 1. YAŞLILIKTA CİNSELLİK: SIR DOLU SESSİZLİK… 􀂾 Cinselliğe sır dolu sessizlikle yaklaşılır. Bu yaklaşıma göre, bu tip konuların konuşulmaması iyi olur. Bu tutumu olumlu yönden alırsak, bu yaklaşım mahrumiyete saygı demektir. Ancak sorunlar ortaya çıktığında, çare aranmaz, saklanmaya çalışılır. 2. YAŞLILIKTA CİNSELLİK: ÇİRKİN VE

RÜYALAR VE RÜYA YORUMLAMA

Freud, rüyalar ile uyanıklıktaki yaşamın psikolojisi arasındaki bağı detaylarıyla araştıran, rüyalara yeni bir anlam kazandırarak tedavide kullanan ilk kişidir. Rüyaların, bilinçdışına giden bir yol olduğunu bulmuş, rüyaların yorumlanmasının insanın kendisini anlamasında çok önemli bir araç olduğunu ortaya koymuştur. Rüyalar sayesinde bilinçdışının nasıl yapılandığını ve işlediğini anlamıştır. Rüyalar, kişinin iç dünyasıyla, bastırılmış yaşantılarıyla ve geçmişiyle bağlantılıdır.

RUH SAĞLIĞI ÇALIŞANLARI GÖREV TANIMLAMASI

“Sağlık Bakanlığının ruh sağlığı hizmeti sunan tüm meslekler için görev, yetki ve sorumluluk tanımlarını içeren yasa girişimini destekliyoruz”  Son yıllarda Fen Edebiyat Fakülteleri ya da Eğitim Fakülteleri Psikoloji Bölümünden mezun olanlar ile Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü mezunları Özel Psikolojik Danışmanlık adı altında TC yasalarına uygun olmayan biçimde hasta muayene ve tedavi hizmeti vermeye başlamışlardır.

Psikolojik sorunları olanlar önce kime başvurmalı?

Ülkemizde hekimlik yetkisi olmayan dolayısı ile psikiyatrik hastalıklara tanı koyma ve tedavi etme yeterliliği ve ehliyeti olmayan çeşitli meslek gruplarına üye birçok kişi istenmeyen sonuçlar doğuracak tanı ve tedavi uygulamalarına girişmekte, bu durum halk sağlığını tehdit etmektedir. Konu ile ilgili yasal düzenlemeler olmasına karşın yetersiz denetim, kimi basın yayın kuruluşlarının bu kişi ve kurumları sorumlu

MOBBİNG (YILDIRMA)

Yıldırma (Mobbing) İngilizce “yıldırma” (Mobbing) kavramı, “mob” kökünden gelmektedir. “Mob” sözcüğü, İngilizce’de yasal olmayan biçimde şiddet uygulayan kalabalık veya “çete” anlamındadır. Bir eylem biçimi olarak mobbing sözcüğü ise, psikolojik şiddet, kuşatma, topluca saldırma, rahatsız etme veya sıkıntı verme anlamına gelmektedir. Tarihçe.. Yıldırma kavramı, ilk kez 1984’de İsveç’de “İş Hayatında Güvenlik ve Sağlık” konulu bir raporun

MENOPOZ ÖDÜL MÜ…CEZA MI?…

􀂾 Sosya-kültürel ve ekonomik düzeyi yüksek olan toplumlarda gençliğe, genç kalmaya, cinselliğe aşırı önem verilir. 􀂾 Bu toplumlardaki kadınlar menopoza yaklaşırken bu durumu üreticiliğinin, kadınlığının, cinsel çekiciliğinin sonu olarak görebilirler. Özellikle herhangi bir nedenle çocuk sahibi olmamış kadınlarda bu düşünceler daha fazla yoğunlukta olabilir. 􀂾 Kadın çöküntü içine girebilir. Karı-koca arasındaki iletişim bozulabilir.Erkek de bu

KALİTELİ PSİKİYATRİK DEĞERLENDİRME İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Psikiyatrik destek almak isteyenlere kaliteli bir hizmet verebilmek için; * Tedavilerin biçimlenmesinde hasta-hekim işbirliği oldukça değerlidir * İlaç tedavisini tek sağaltım yöntemi olarak kullanmayarak mutlaka psikoterapötik yöntemlerle desteklenmektedir * Psikiyatrik değerlendirme ve psikiyatrik tedavi takibi süresi 45-50 dakikadır * Bireysel psikoterapi başlangıç ve izlem görüşmeleri 45-50 dakika sürmektedir. * Aile ve evlilik, cinsel işlev bozukluklarına

KADINLARIN BÜYÜK DERDİ: CİNSEL İSTEKSİZLİK

KADIN CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI Kadın cinsel işlev bozuklukları istek, uyarılma, orgazm ve çözülme evrelerine göre sınıflandırılıyor: 􀂾 İSTEK: Cinselliği başlatan ve şekillendiren en önemli evre. Cinselliğin birey tarafından istenmesi ve arzulanmasını içeriyor. • Neden kadınların cinsel isteği daha kırılgan? Çünkü, cinsel istekte birden fazla neden hep birlikte rol oynuyor. Kültürel, sosyal, dini, psikolojik, bedensel bütün

KADINLAR İLİŞKİYE, ERKEKLER HAZZA ODAKLI

CİNSELLİK BACAKLARIMIZIN DEĞİL, KULAKLARIMIZIN ARASINDA! – BEYNİMİZDE… Evlenmeden önce kötü ve çirkin olan cinsellik evlendikten sonra bir gecede güzel ve doyumlu olabilir mi? 􀂾 Kadınlar bedenlerine yabancı. Kadınların kendi bedenleri ile ilişkileri erkeklerden çok daha zayıf ve olumsuz. 􀂾 Yetişme ve gelişme çağındaki “ortalama bir kız çocuğu” bedenini ona bakanların gözü ile görmeye şartlanıyor. Ve,

KADINLAR EN SIK YAKINLARINDAKİ ERKEKLERDEN ŞİDDET GÖRÜYOR

􀂾 Her yaşta şiddetle karşılaşabilen kadınlar, en sık yakınları olan erkeklerden şiddet görüyorlar. Eşleri, eski eşleri, sevgilileri veya eski sevgilileri gibi.. 􀂾 Şiddet görme konusunda muhafazakar veya liberal olmak, eğitimli ya da eğitimsiz olmak fark göstermiyor. 􀂾 Kocasının fiziksel şiddetine maruz kalan her beş kadından biri aynı zamanda eşinin tecavüzünü de yaşıyor. 􀂾 Cinselliği bir

KADIN EŞCİNSELLİĞİ VE HATALI İNANÇLAR…

􀂾 Kendi cinsi ile uyarılan ve cinsel ilişki kurduğunda bir kadın olarak kadınlarla yakınlığı seçen ve lezbiyen olarak tanımlanan kişilerin kadın olmaktan şikayetleri yok. Kullanılan hiçbir ruhsal hastalık sınıfında yer almamasına karşın, kadın eşcinselliği ile ilgili hatalı inançlar şunlar; o Kimse beni sevmez. o Benim duygusal sürekli ilişkim olamaz, yalnız kalmaya mahkumum. o Günah işliyorum,

İNSANLAR NİÇİN SEVİŞİR?

􀂾 Cinselliği başka ihtiyaçlarınıza ve eşinizin cinsellik dışı ihtiyaçlarına alet etmeyin. 􀂾 Kadınlar HAYIR deme hakkınızı kullanın. 􀂃 Kadınlığını/ erkekliğini kanıtlamak için, 􀂃 Yakınlığımızı ifade etmeye dilimiz dönmediği için, 􀂃 Genel kaygıyı gidermek için, 􀂃 Birilerini tanımak için, 􀂃 İyi zaman geçirmek amacı ile, 􀂃 Cinsel gerilimi azaltmak amacı ile, 􀂃 Cinsellikten başka yolla bir

İnfertilite (kısırlık) nedir?

İnfertilite Bir çiftin 12 ay boyunca düzenli cinsel ilişkiye girdiği ve korunma yöntemi uygulamadığı halde hamile kalamama durumudur. Daha önce hiç gebelik oluşmamışsa primer (birincil) infertilite; canlı doğumla sonuçlansın ya da sonuçlanmasın en az bir gebelik oluşmuş ise sekonder (ikincil) infertilite olarak tanımlanır. İnfertil çiftlerin sayısı, günümüzde, stresli yaşam koşulları, doğal olmayan beslenme, sigara alışkanlığı

Infertilite Nedir?

Bir çiftin 12 ay boyunca düzenli cinsel iliskiye girdigi ve korunma yöntemi uygulamadigi halde hamile kalamama durumudur. Daha önce hiç gebelik olusmamissa primer (birincil) infertilite; canli dogumla sonuçlansin ya da sonuçlanmasin en az bir gebelik olusmus ise sekonder (ikincil) infertilite olarak tanimlanir. Infertil çiftlerin sayisi, günümüzde, stresli yasam kosullari, dogal olmayan beslenme, sigara aliskanligi gibi

GÜVENLİ CİNSEL YAŞAM NE DEMEKTİR?

􀂾 Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yakalanmamak veya yakalanma risklerini azaltmak, istenmeyen, planlanmamış bir zamanda gebe kalmayı engellemek için yapılabilecekler güvenli cinsel davranış biçimleri olarak tanımlanmaktadır. 􀂾 Güvenli cinsel davranışların başında cinsel ilişkiden kaçınma ya da cinsel ilişkiyi erteleme gelmektedir. 􀂾 Özellikle cinsel ilişkiye başlama yaşının küçülmesi, genç yaşta gebelik,                   gebelik sonlandırma ve cinsel yolla bulaşan

ERKEN BOŞALMA: ERKEKLER; “ERKEN BOŞALMA” DAN DERTLİ…

Erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozukluğu Erken Boşalma. Ülkemizde HER ÜÇ ERKEKTEN BİRİSİ Erken Boşalma sorunu yaşıyor. 􀂾 Erkekler birbirlerinden ve pornografik malzemelerden “gerçekdışı” pek çok şeyi öğreniyorlar. Bu öğrendikleri ile kendi gerçekleri arasındaki uyumsuzluk, “YETERSİZLİK” duygusuna ve “PERFORMANS ANKSİYETESİ”ne yol açarak, ereksiyonu engelleyebiliyor. Örneğin, bir arkadaşı üst üste beş altı kez cinsel ilişkiye

CİNSELLİĞİ YILLAR DEĞİL… BEYNİNİZ ÖLDÜRÜYOR…

Uzmanlar uyarıyor: İşleyen demir ışıldar 􀂾 En önemli cinsel organ beyin. Cinsellik beyinde başlar. Doyurucu bir cinsellik için önce ona inanmak gerekir. “CİNSELLİK İÇİN ÇOK YAŞLI OLDUĞUMUZU” düşünmemek önemli. 􀂾 Bütün dünyada ortalama yaşam süresi artıyor. 1900’lü yılların başında ortalama yaşam süresi 49 yıldı ve kadınlar menopoz yaşına girmeden ölüyorlardı. Bugün ise MENOPOZ SONRASI DÖNEM

CİNSEL İSTEK AZLIĞI:ÜÇ KADINDAN BİRİ YAŞIYOR

Kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozuklukları “Cinsel İstek Bozukluğu” ve “Uyarılma Bozukluğu”. Ülkemizde tedavi için başvuran HER ÜÇ HASTADAN BİRİSİNDE CİNSEL İSTEK BOZUKLUĞU görülüyor. 􀂾 Ancak, cinsel isteğin, koroner yetmezlikler, enfarktüs, böbrek üstü bezlerinin fazla veya az çalışması, cinsellik hormonlarının azlığı, tiroid hormonlarının azlığı ya da artışı, epilepsi, beyin kanamaları gibi biyolojik rahatsızlar veya

CİNSEL HAKLAR BİLDİRGESİ

(*) : 10 – 15 Temmuz 2005 tarihlerinde Montreal – Kanada’da yapılan 17.Dünya Seksoloji Kongresi’nde sunulmuş ve kabul edilmiştir Cinsellik her insanın kişiliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Cinselliğin tam olarak gelişimi temas, mahremiyet, duygusal ifade, zevk, şefkat, aşk gibi temel insan ihtiyaçlarının doyumuna bağlıdır. Cinsellik birey ile sosyal yapılar arasındaki etkileşim aracılığıyla oluşur. Cinselliğin tam gelişimi

CİNSEL FANTEZİLER… DÜŞ GÜCÜNÜZE SANSÜR KOYMAYIN

􀂾 Fantezisi olmayanın cinselliği kısa sürüyor. Cinsellik potansiyelinizin artması için düş gücünüze sansür koymayın. 􀂾 Cinsel fantezilerin var olabilmesi ve zenginliği kaçınılmaz olarak cinsel tabularla ters düşüyor. 􀂾 Cinsel tabular ne kadar azsa haz alabilecek şeyler de o kadar artıyor. 􀂾 Değişik çağlarda, değişik toplumlarda hep bir takım yasaklarla çevrilen kadın cinselliğinde fantezilerden duyulabilecek haz

BAĞIŞLAYIN Ve UNUTUN

Bazı insanlar, bazen bir saatliğine, bezen de bir ömür boyu yaşamlarımızı istila eder. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi bizi acı anılarla yüzüstü bırakıp, onları bir daha göremeyeceğimiz bir yere çeker giderler ya da yüzlerini bir takım maskelerin ardına gizleyerek kısmen görünmez olurlar. Gerçek oldukları sadece bir zaman dilimiyle sınırlanan bu insanlar görünmez olmuşlardır artık.

Anneliğin Bir Kadına Kattıkları

Bir kadın için anne olmak yaşam boyu deneyimlenen en büyük değişimdir. Yaşamda karşılaştığımız her büyük değişiklik gibi anne olmak da fikir ve inanışlarımızda, yakınlarımızla ilişkilerimizde ve kendimizde belirli etkiler yaratır. Bunun dışında, hormonal değişimler ve hamilelikle başlayan bedensel farklılaşma da bir kadının kimlik algısını çeşitli şekillerde etkiler.  Anne olmakla beraber gelen tüm bu değişimler, çocuksuz

Aile İlişkileri Açısından ‘GÖÇ’

Göç olayina özellikle çocuklar açisindan bakildiginda bebeklerin   yirmi aydan itibaren herhangi bir ev ile yasadigi yuvasi olan evin farkini anladigi bilinmektedir. Bebek için evi annesinin kollari ve onun verebilecegi sicaklik, destek, güvenlik demektir. Bebek etrafi tanimaya çalisirken anne evin merkezi haline gelir ve sik sik anneye dönme gereksimi duyar. Çocuklarin hayat tecrübeleri için yasadiklari emniyetli

İŞYERİNDE DEPRESYON

Devamlı üzüntülü olma hali ya da aşırı endişe. Her zaman yapılan aktivetelerden keyif alamama. Yorgun hissetme, enerji kaybı, bir şekilde “yavaşlama” durumu. Bir işveren olarak kimi çalışanlarınızın zaman zaman daha az üretken olmaya başladıklarını ve güvenilirliklerini yitirdiklerini görürsünüz. Hasta oldukları gerekçe­siyle işe gelmedikleri gün sayısında artmalar olur ya da sürekli olarak işe geç gelme­ye başlayabilirler.

AŞKIN RENKLERİ

Aşk öyle bir çelişkiler silsilesidir ve öyle sonsuz ren­giyle biçimi vardır ki, hakkında ne söylerseniz söy­leyin, muhtemelen doğrudur.                                    Finck, Romantic Love and Personal Beauty, 1891 Aşkın farklı çeşitlerini, bileşenlerini, yüzlerini ve biçimlerini tanımlayan çok sayıda kitap ve makale var. Yunan filozofları al­tı aşk çeşidi belirlemişti Günümüz bilim adamları da yaptıkları geniş çaplı araştırmalar da

KADINLARLA ERKEKLER GERÇEKTE NEYİ ÇEKİCİ BULUYOR?

“İnsanoğlunun erotik yaşamındaki sayısız tuhaflık ve aşık olma sürecinin tekrar eden kompulsif karakteri, çocukluğa başvurmaksızın ve çocukluktan kalma etkiler olarak analiz edilmeksizin neredeyse anlaşılamazlar. “                           Sigmund Freud, Three Essays on the Theory of Sexuality Aşık olduğunuz zaman ne hissediyor, nasıl davranıyorsunuz? Kendinize ve size sunulan aşka güveniyor musunuz? Yakınlaşmaktan kaçınıyor musunuz? Kaçınıyorsanız, yakın bir

TRAVMALARIMIZ VE MASKELERİMİZ

“Acı çekmek üretici olabilir. Her tür acı veren deneyimin bazen yüceltmeleri uyarabileceğini ve hatta bazen engellenme ve zorlukların, kendilerini resime, yazmaya ya da başka yaratıcı işlere veren bazı kişilerde oldukça yeni yetenekler ortaya çıkarabildiğini biliyoruz. Bazıları farklı şekilde üretici olurlar, insanların ve diğer varlıkların değerini daha fazla bilirler, başkalarıyla ilişkilerinde daha hoşgörülü olurlar, bilgeleşirler.” Melanie

KİŞİSEL GÜÇLERİNİZİN FARKINDA MISINIZ?

“Diğer insanlara gerçek değerler katabilmek için ve dünyada elinden gelen katkıyı en iyi şekilde verebilmen için, önce bir insan olarak kim olduğunu anlaman gerekir” Sharma Çoğu zaman kendimizi tanımadan kendimizle yabancılaşabiliyoruz. Bazen de BİZ olmaya çalışırken BEN olmayı unutabiliyoruz. Kendi gerçek kişiliğimizi saklayarak yüksek bir bedel öderiz. Ölüm gibi büyük bir kayıptır bu. İçtenlik, zevk,

ÖĞRENME STİLİNİZ VE KİŞİLİĞİNİZ

Öğrenme stilleri kişinin kendisi ile alakalıdır. Kişinin öğrenme yöntemi aynı zamanda kişiliğini oluşturur. Üç öğrenme stilini taşıyan kişi sayısı % 70-80, yalnız görsel veyaişitsel yada kinestetikler %20. Asıl sorun buradadır. Bu guruptaki kişiler aynı zamanda farklı stillerde olan kişilerin ifadelerini yorumlamakta güçlük çekmekte ve iletişim kopmaktadır. Hepimiz her algı kanalını kullanırız, fakat ağırlıklı olarak birini kullanırız. Hangi algımızı ağırlıklı kullandığımız duygusal hayatımızı

HAYATINIZIN İÇİNDEKİ ZOR KİŞİLİKLERLE BAŞ EDEBİLİR MİSİNİZ?

            “Anlımda gelin beni kulanın mı yazıyor.? Karşıma kim çıktıysa beni maddi manevi kullanıyor. Neden bu hep benim başıma geliyor? Adeta sorunlu insanları mıknatıs gibi çekiyorum ben…”             Hayatımızda benzer patolojik ilişki tarzlarını olumsuz yanlarını fark edene kadar yaşamaya devam ederiz. Kişiliğimizi oluşturan temelleri doğduğumuz andan itibaren oluşturmaya başlamışızdır.               İnsan etkileşiminin başlıca üç ilkesi

BENİ GERÇEKTEN DUYABİLİYOR MUSUN?

Kendinize ve ilişkinize biçtiğiniz hayallar ile hayatın dayattığı gerçekler arasındaki uçurum açıldıkça, o boşluğu keder doldurmaya başlar.  Evliliğin en güç yanlarından birisi her gün birlikte yaşamayı becermektir. Siz erken kalkmayı seversiniz, eşiniz ise uykucudur. Siz dans etmekten hoşlanırsınız, eşiniz futbol maçı seyretmeyi tercih eder. Siz evde arkadaşlarınızla sakin bir yemek istersiniz, eşiniz onlarla kalabalık gürültülü

ALKOL VE MADDE BAĞIMLILIKLARINDAN KURTULMAK İÇİN ÖNCE BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRİN

Günümüzde alkol madde kullanımın yaygınlığı arttıkça ve bağımlılığa özel tedavi merkezlerinin yetersizliği ve yüksek maliyeti ortaya çıktıkça, bu maddeleri kullanan kişiler ya da bağımlılılar için daha kısa tedavi yöntemleri arayışları başlamıştır. Kişinin değişime karar vermeden tedaviye başvurması ya da tedaviden yararlanması mümkün değildir. Birey öncelikle değişmeyi kabullenmelidir. Alkol bağımlılarının, sorunlarıyla ilgili olarak kendi kendilerine ne

MULTİPLE SKLEROZ (MS) HASTALARINDA GÖRÜLEN PSİKİYATRİK BOZUKLUKLAR

Multiple skleroz (MS) demyelinizan nörolojik hastalıklar içinde en sık görülenidir. MS Hastaların 2/3 ‘ünde atak ve iyileşmelerle seyreder. 1/3 ‘ünde ise ilerleyici bir seyir gösterir. Santral sinir sisteminde birden çok ve ayrı bölgenin tutulabilir. Genetik olarak yatkınlığı olan bireylerde immun (bağışıklık) sistem anormalliği gösteren bir hastalık olarak değerlendirilir. En sık 20-30 yaşlarında başlar. Kadınlarda erkeklere

KONTROL SİZDE Mİ?

Kendilerine ilişkilerine öfkeli, genellikle umutsuz, yaşadıkları hayattan bıkmış kişiler… Kendilerini ve çevrelerindeki insanları değiştirecek bir çeşit büyünün hayalini kuruyorlar. Diğer kişilerin arazilerine izinsiz girmek, bazı sonuçları beraberinde getirir. ‘’Girmek yasaktır’’ levhaları genellikle eğer birisi sınırı aşacak olursa, onun cezalandırılacağı tehdidini taşır. Eğer bir yönde yürüyorsak, bunun olacağını ve bir başka yöne yürüyorsak, başka bir şeyin

KANSER VE DEPRESYON

            Kanser tanısı öğrenildiğinde, ilk günlerdeki şok ve ilk haftalardaki inkar ve öfke tepkilerinin ardından bir uyum aşaması olarak birkaç hafta süren depresif belirtiler görülür. Hasta olduğu için üzülme aylarca sürebilir. Bir süre sonra genellikle kişi günlük yaşamına döner, hastalığı izin verdiği oranda yaşama katılır. Bir türlü günlük yaşama karışamıyor, hastalık dışında birşeyle ilgilenemiyor ise,

SEKSİN İYİSİ KÖTÜSÜ OLUR MU?

            Çoğumuz çocukken duyduğumuz masallar yüzünden, aklımızın bir köşesinde, günlük hayatın sorun ve tekdüzeliklerinden kaçmak, güneşin batışını yakalayıp ondan sonra da mutlu yaşamak fikrini taşırız. Bu hoş bir fantezidir. Seks son yıllarda, gün batımında yapılan o yürüyüşe giden ana yollardan biri olarak tanıtılmıştır.             Erkekler istendiği anda performans gösterebiliyor olmaları gerektiğini öğrenirler.İstekli bir partneri varsa

“İYİ KIZ” SENDROMU ORGAZM’A ENGEL OLUYOR

UYARILMA VE ORGAZM SORUNLARI: 􀂾 Kız çocukları yetiştirilirken, cinsellikle ilgilenmemeleri öğretiliyor, cinsellikle ilgilenmeleri ve cinsellik içeren aktiviteleri kınanıyor, kısıtlanıyor. Örneğin, mastürbasyon yapmaları istenmiyor ve hoş karşılanmıyor. Kadınlardan beklenen sadece eşlerine yanıt verebilir olmaları. Bu nedenlerle, kadınların önemli bir kısmı ön sevişme sırasında eşlerine çok az katılıyorlar veya hiç katılmıyorlar. Cinsel birleşme sırasında çoğu hareketsiz kalıyor.